1,5 milyar süs bitkisi ekonomiyi 'renklendirdi'

Türkiye'de geçen yıl üretilen 1,5 milyar süs bitkisi, hem çevreyi renklendirdi hem de ekonomiye canlılık kattı.

 Türkiye'de geçen yıl 49 bin dekar alanda 1,5 milyar süs bitkisi üretimi gerçekleştirilirken, üreticiler, üretim ve ihracatı artırmaya yönelik taleplerde bulundu.

AA muhabirinin Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği (SÜSBİR) ve Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yaptığı derlemeye göre, Türkiye'de geçen sene toplam 48 bin 580 dekar alanda toplam 1,5 milyar süs bitkisi üretildi.

Türkiye'nin geçen yıl süs bitkileri ihracatı 81 milyon 614 bin dolar, ithalatı da 87 milyon 244 bin dolar oldu. 2016 yılında en çok ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırayı 16,6 milyon dolar ile Hollanda aldı, bu ülkeyi İngiltere ve Türkmenistan izledi. İthalatta da 37 milyon dolar ile Hollanda birinci sırada yer alırken, bunu İtalya ve Almanya takip etti.

Sektöre ilişkin soruları yanıtlayan SÜSBİR Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Dündar, süs bitkileri alanında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen üretici sayısının yaklaşık 900 civarında olmakla beraber bunların 568'inin birliğe üye olduğunu ifade etti.

SÜSBİR'in, bünyesindeki kooperatiflerle sektördeki yaklaşık 4 bin kişiyi kapsadığına dikkati çeken Dündar, Bakanlığın araştırma enstitüleri tarafından yapılan ıslah ve çeşit geliştirme çalışmalarının sektörle birlikte ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Dündar, ticari değeri olabilecek türlere öncelik verilmesi ve bu çalışmaların sonuçlarının kısa sürede piyasaya kazandırılması gerektiğinin altını çizerek, "Ticarete konu olabilecek kapasitede birçok lale, ters lale, süsen, şakayık gibi bitkiler özel sektör ve araştırma kuruluşları arasındaki iletişim eksikliğinden dolayı piyasaya girememektedir. Bu çeşitlerin bir an önce üretimine geçilmesi çeşidin ticari vasfını yitirmemesi açısından oldukça önemlidir." diye konuştu.

Sektör KDV indirimi bekliyor

Dündar, üretim yapılacak nitelikli arazinin sektörde önemli bir sorun olduğuna dikkati çekerek, söz konusu alanların yetersiz ve parçalı olmasının üreticinin önünde ciddi bir engel olduğunu vurguladı. Üretim ve planlamaların yapılabilmesi için uzun dönemli arazi kiralamalarına ihtiyaç duyulduğunu belirten Dündar, atıl durumdaki nitelikli kamu arazilerinin uzun dönemli kiralamalar yoluyla sektöre kazandırılmasının buna çözüm olabileceğini ifade etti.

Dündar, tohumculuk kanunu kapsamında faaliyet gösteren diğer alt birliklerin kapsadığı ürünlerin KDV oranının yüzde 1 ile yüzde 8 arasında değişirken, süs bitkileri sektöründe KDV oranının yüzde 18 olduğunu dile getirerek, "Süs bitkileri sektörünün gerek yurt içi üretimin artırılması gerekse uluslararası rekabet açısından güçlendirilmesi için uygulanan farklı KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi ve yüzde 18'den yüzde 8'e çekilmesine ihtiyaç vardır." dedi.

"Süs bitkileri dahilde işleme rejimi kapsamına alınsın"
Dündar, özellikle yerel yönetimlerin çevre düzenleme çalışmalarında büyük boylu ağaçları tercih etmeleri ve projelendirmede üreticilerin elinde olmayan bitkileri kullanmaları sebebiyle ithalatın arttığını belirterek, bunun önüne geçilmesi için yerel yönetimlerin her yıl çevre düzenlemelerinde kullanılacak bitkileri yayınlamasının, üreticileri yönlendireceğini ve ithalatı azaltacağını vurguladı.

Kredi alırken ürünün teminat olarak gösterebilmesi gerektiğini ifade eden Dündar, tarım sigortalarının süs bitkilerinin tamamını içine alacak şekilde genişletilmesinin de sektörün önünü açacağını bildirdi.

Dündar, en çok ithalatın yapıldığı süs bitkilerinin boylu ağaçlar olduğuna dikkati çekerek, "Bunun sebebi de yerli üreticinin büyük ve kuturlu bitki üretiminin finanse edilmemesidir. Süs bitkilerinin dahilde işleme rejimi kapsamına alınması, ihracat iadesi yardımlarından süs bitkilerinin tamamının faydalandırılması, ihracat aşamasında sektöre yönelik navlun desteklerinin hayata geçirilmesi ihracata ivme kazandıracaktır." diye konuştu.

"Türkiye'de lalenin kıymeti bilinmiyor"

Öte yandan Türkiye'nin, lalenin kıymetini yeterince değerlendiremediğini ve lale soğanının ticaret merkezi haline gelemediğini ifade eden Dündar, şunları kaydetti:

"Türkiye’de lale üretimi kesme çiçek kullanımından çok soğanı için üretilip satılmaktadır. 2016 yılında kesme çiçek olarak üretilen lale miktarı 41 milyondur. Türkiye'nin sürgün vermiş veya dinlenme halinde olan lale soğanı ihracatı 2013 yılında 16 bin dolar iken, 2016 sonunda 54 bin dolara yükseldi. Lale soğanı ithalatı ise 2013'te 3 milyon 46 bin dolarken geçen sene 4 milyon 960 bin dolar oldu. İthalatın neredeyse tamamı Hollanda'dan gerçekleştirilirken, geçen sene Romanya, Bulgaristan, Ukrayna, Azerbaycan, Türkmenistan, KKTC, Ürdün, Kuveyt ve Pakistan'a lale soğanı ihracatı yapıldı. Ülkemiz süs bitkileri üretim değeri yaklaşık 1 milyar dolar olup, lale üretimi bunun içinde binde 5'lik pay almaktadır. Ayrıca ülkemizde doğadan toplanan ya da üretilip ambalajlanan çiçek soğanlarının ihraç edilip, Hollanda gibi ülkelerde ayıklanıp tekrar paketlenmesi veya kesme çiçek haline getirildikten sonra katma değerli bir ürün olarak ülkemize ithal yoldan girmesi önemli bir sorun."

Haberi Paylaş