Liseliler 'Bilim ve Fikir Festivali'nde yarışacak

Üsküdar Üniversitesi'nin İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle liselere yönelik düzenleyeceği Bilim ve Fikir Festivali bu yıl 13-14 Nisan tarihlerinde 4. kez gerçekleştirilecek.

Gençleri hayatı kolaylaştırmak için gözlemlemeye, düşünmeye ve "icat çıkarmaya" yönlendirmeyi hedefleyen özgün projelerin yarışacağı festivale bu yıl sağlık-fen bilimleri ve sosyal bilimler olmak üzere iki kategoride başvuru kabul edilecek.

Festivalin tanıtım toplantısı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, Üsküdar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ilçe milli eğitim müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve akademisyenlerin katılımıyla yapıldı.

Toplantıda verilen bilgiye göre yarışmaya İstanbul’daki Milli Eğitim Müdürlüklerine bağlı 9-10-11 ve 12. sınıf öğrencileri başvurabilecek. Bu yıl 4. kez gerçekleştirilen festivale, sağlık-fen bilimleriyle sosyal bilimler olmak üzere iki kategoride başvuru kabul edilecek. Yarışmada, kendi kategorilerinde birinci olan projelere 6 bin, ikinci olan projelere 4 bin, üçüncü olan projelere ise 2 bin lira para ödülü verilecek.

Tarhan, öğretmenlerin, öğrencilerinin ufkunu açma konusunda rol model olduklarına dikkati çekerek, gençlerin proje yapmaya teşvik edilmesiyle Nobel Ödülü alabilecek insanlar yetiştirilebileceğini ifade ederek "Geçmişte matematik, coğrafya gibi pek çok alanlardan insanlar bizden çıkmış. İbn-i Sina bizden çıkmış, şimdi niye yetiştiremeyelim?" dedi.

Yelkenci ise bir eğitim sisteminin çocuklara, gençlere hayal kurdurmaktan daha büyük görevi olmadığını belirterek. "Eğitim sistemi öğrenciye hayal kurmayı öğretebiliyorsa görevini yapmış demektir. Her öğrencinin küçük birer bilim insanı olarak görülmesi onları güle oynaya icat çıkarmaya yönlendirecek. Bu da ülkenin fikir, sanayi ve patent üretimine katkı sağlayacak." diye konuştu.

Üsküdar Üniversitesi Nörobilim Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Tanrıdağ da toplantıda "Beyin Temelli Eğitim" başlıklı sunum gerçekleştirdi.

Eğitime ilişkin yanlışlara değinen Tanrıdağ, mevcut sistemin çocuğa verilenlerin misliyle geri almak şeklinde kurgulandığını, bunun çocukları özgün üretimden uzaklaştırdığını vurguladı.

Beyin temelli öğrenme modeline göre eğitime dair birçok ezberin bozulduğunu aktaran Tanrıdağ, şunları kaydetti:

"Öğrenmenin yaşı eğitim görülen yaşlardır. İkinci olarak, eğitim çocuğun çevresinden en fazla duyduğu dil üzerinden yapılmalıdır. Üç; eğitim sadece sözel değil görsel de olmalıdır. Dört; eğitim, tek bir zeka kavramı üzerinden değil çoklu zeka kavramıyla yapılmalıdır. Beş; eğitim zihin teorisi gözetilerek yapılmalıdır. Altıncı unsur olarak eğitim, 4 yaşında nota bilmeden Mozart eserleri çalabilen çocuğun, bu iş bilimsel olarak nasıl yaptığını açıklayan ayna nöron gerçeğine göre yapılmasıdır. Bu, taklit ve kopyalama yoluyla öğrenmeyi ifade eden bir teoridir. Son olarak da eğitim haz uyandırıcı ve ödüllendirici yoldan yapılmalıdır."

Haberi Paylaş